Yılanlı Sütun
Geri
Tarihi Yer

Yılanlı Sütun

At Meydanı Cd No:53 4.6 (986) ~45 dk
Historical Landmark
Turistik Yer
Historical Place
İlgi Çekici Nokta
İşletme

Tarihi bir savaşın anısına inşa edilen ve yılan başlarının düştüğü, Antik Yunan dönemine ait bronz sütun.

Yılanlı Sütun 2
Yılanlı Sütun 3
Yılanlı Sütun 4
Yılanlı Sütun 5
Binbirdirek, At Meydanı Cd No:53, 34122 Fatih/İstanbul
Haritada Aç

Yorumlar

Google Yorumları

G
Gülümser Yeniay Özdemir
4 ay önce

Yılanlı Sütun'un hikayesi Yunanista'daki Delfi antik kentinde başlıyor. Burada Perslere karşı birleşen 31 Yunan sitesinin antik zamanlarda kazandığı zaferin anıtı olarak tasarlanan tunç sütun, tanrı Apollon'a adanmış. Şeklinin yılan olması ise Apollon'un kötücül Piton'u yok edişini simgeliyor. Yılanlı Sütun veya Burmalı Sütun (Yunanca: Τρικάρηνος Ὄφις Τrikarenos Οphis), İstanbul'un Sultanahmet semtinde yer alan Hipodrom'dan (bugünkü At Meydanı) kalan, birbirine dolaşmış üç piton yılanının tasvir edildiği bronzdan yapılmış Antik Yunan anıtı. Kayıp Yılan Başları: Yılanlı Sütun'un en dikkat çekici özelliklerinden biri olan üç yılan başı, orijinalde sütunun tepesinde yer alıyordu. Ancak zaman içinde bu başlar kaybolmuştur. Son kalan baş, 1700'lü yıllarda kırılmış ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir

b
b g
bir ay önce

Sütun, antik Yunan şehir devletlerinin (Atina, Sparta vb.) Pers İmparatorluğu'na karşı kazandığı kesin ve tarihi Plataia Savaşı'nın anısına yapılmıştır. • Yunanlar, savaşı kazandıktan sonra mağup ettikleri Pers ordusundan kalan bronz kalkanları, kılıçları ve silahları eritmişler ve bu sütunu o bronzlardan dökmüşlerdir. • Anıt ilk yapıldığında, Yunanistan’daki meşhur Delphi (Delfi) Apollo Tapınağı’na dikilmişti. Sütun, birbirine sarılarak yükselen üç yılan gövdesi şeklindedir. Orijinal halinde, en üstte bu üç yılanın kafası dışarıya doğru açılıyor ve bu üç kafanın üzerinde altın bir kazan/ayaklık duruyordu. (Bu altın kazan, daha Delphi'deyken savaş masraflarını karşılamak için eritilmiştir). Doğu Roma İmparatorluğu’nun kurucusu İmparator I. Konstantin, İstanbul’u (Konstantinopolis) yeni başkent ilan ettiğinde, şehri dünyanın en görkemli eserleriyle süslemek istedi. Bu amaçla Delphi Tapınağı’ndaki bu devasa bronz anıtı yerinden söküp getirtti ve o dönemin devasa eğlence ve spor merkezi olan Hipodrom'un (Sultanahmet Meydanı) tam ortasındaki "Spina" duvarına diktirdi. Sütun, İstanbul’a getirildikten sonra yüzyıllar boyunca Bizans ve Osmanlı dönemlerinde sapasağlam duruyordu. Hatta halk arasında şehri yılan, akrep ve çıyan gibi zehirli hayvanlardan koruyan tılsımlı bir dikili taş olduğuna inanılırdı. Ancak zamanla yılan kafaları koptu veya zarar gördü: • Meşhur seyyah Evliya Çelebi, yılan kafalarından birinin II. Mehmed’in (Fatih) şehre girişi sırasında bir yeniçeri tarafından gürzle kırıldığını yazar. Ancak sonraki dönem gravürlerinde kafaların hala yerinde olduğu görülür, yani bu bir şehir efsanesidir. • Kafaların 1700 yılında, bir gece vakti bilinmeyen kişilerce (muhtemelen sarhoş veya define arayan kişiler tarafından) kırıldığı belgelenmiştir. • Kopan yılan kafalarından bir tanesinin çene kısmı, 1848 yılında Ayasofya’nın restorasyonu sırasında tesadüfen bulunmuştur. Bu meşhur yılan kafası şu anda İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.

M
Mustafa YILMAZ
2 hafta önce

İstanbulun sultan ahmet meydanında bulunan eskiden hipodrom olarak kullanılan( at meydanı olarakta bilinir)yılanlı sütun veya burmalı sütun yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuştur.yapımı eski antik yunanistanda perslere karşı birleşen ve savaşan,savaşın kazanılmasından sonra ele geçen ganimetlerin eritilmesi sonucu zaferin simgesi niteliğinde üç başlı yılan tavsiri olarak yapılmış ve sonraki dönemlerde yılan başlarının kopması/ kaybolması süreçlerinden sonra günümüze kadar gelebilmiş tarihi bir yapıdır.kırılan son yılan başı istanbul arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.

A
Abdurrahim Vural
4 ay önce

MÖ 479 yılında Platea Savaşında Persleri yenen birleşmiş 31 Yunan şehri, savaşta elde ettikleri bronz ganimetleri eriterek bu eseri yaptırtmış ve Delfi'deki Apollo mabedinin karşısına dikmişlerdi.Apollon'un üç başlı bir yılanı öldürdüğüne dair mitolojik anlatı nedeniyle sütunun yapımında birbirine dolanmış üç yılandan figürü seçilmişti. Sütun, çan biçimli bir kaidenin üzerinde yer almaktaydı. Sütunu oluşturan yılanların kafaları üzerine ise altın veya altın kaplama olduğu düşünülen kazan yerleştirilmişti. Kazanda hiç söndürülmeyen bir ateş yanmaktaydı. Yekpare döküm tekniği ile içi boş olarak yapılmış olan sütun 6,5 m yüksekliğiydi; yüksekliği kazanla birlikte 8metreyi buluyordu. Savaşın kahramanı Sparta kralı Pausanias, anıtın kaidesi üzerine kendisini zaferin tek kahramanı gibi gösteren bir yazıt yazdırmıştı. Fakat kısa bir süre sonra yazıt Spartalıların isteği üzerine silinerek, Perslerin yenilmesinde rol oynayan 31 Helen şehir devletinin adları doğrudan doğruya sütun üzerine kazınmıştır. Sütuna kazınmış isimler, bugün Kuzeydoğu yönüne rastlayan (Sultanahmet Camisi'ne bakan) yüzünde halen görülebilmektedir. Sütunun üstüne yerleştirildiği düşünülen altın kazan, MÖ 357-346 yılları arasında savaş masraflarını karşılamak için eritilmiştir. Bu tarihten sonra, anıtın sadece üç yılan sarmalından oluşan ve bugün Yılanlı Sütun olarak adlandırdığımız sütun kısmı kalmıştır. Sütunun Delfi tapınağına dikildikten sonra tapınağı ve şehri yılan, akrep gibi zararlı sürüngen ve böceklere karşı koruması için güçlü büyüler yapıldığına inanılmaktaydı. MS 4. yüzyılda, Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti olan Constantinopolis’e, Büyük Konstantin tarafından getirildiği kabul edilmektedir. 1204‘te Haçlılar tarafından eritilmek veya talan edilmekten kurtulmasının sebebi çeşme olarak yararlı bir işlevi olmasından kaynaklandığı düşünülür; bu tarihten sonra daha ne kadar çeşme olarak hizmet verdiği tam olarak bilinmez. Üç yılan başlı haliyle son olarak Avrupalı gezgin A. De la Motraye’nin 1699 tarihli gravüründe göründü. Yılan başlarının nasıl sütundan koptuğuna dair çeşitli rivayetler vardır. Topkapı Sarayı kütüphanesinde bulunan Hümernâme’de Fatih Sultan Mehmet‘in Atmeydanı‘na geldikten sonra kargısını fırlatıp yılanın alt çenesini kırdığı anlatılır. Evliya Çelebi'ye göre; " İstanbul'daki 17. tılsımlı burma direktir. Bu sütunun tılsımı ile şehre yılan gibi hayvanlar girmemektedir. Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır. O tarihte kısmen tılsımı bozulmuş olup, İstanbul içine yılan, çiyan ve akrep gibi hayvanlar yayılmışlardır." 1700‘de kalabalık bir ekiple İstanbul‘a gelen ve hipodroma yakın bir yerde misafir edilen Polonya elçisi Viniava Lescynski‘nin adamları tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir. Kaybolan yılanbaşlarından birisinin üst çene ve başın üst yarısına ait parçası o tarihte Ayasofya'yı onaran mimar Fossati tarafından 1848 yılında bulunmuş ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Alt çenesi ise İngiltereye kaçırılmış ve British Museum da sergilenmektedir.

Y
Yusuf Can
bir ay önce

Sultan Ahmet meydanın sembol 3 sütunundan biri. Görülmeye v tarihini araştırmaya değer.

RotaAl Yorumları

Yorum yazmak için giriş yap.

Henüz RotaAl yorumu yok. İlk sen yaz!

İçerik AI ile hazırlanıyor — birkaç dakika sonra sayfayı yenileyin.