Yeni Camii
Geri
Cami

Yeni Camii

Yeni Camii Cd. No:3 4.7 (13426) ~30 dk
Cami
Turistik Yer
İbadethane
Association Or Organization
İlgi Çekici Nokta
İşletme

Ünlü kubbeleri ve etkileyici iç mekanıyla öne çıkan, 17. yüzyıldan kalma cami.

Yeni Camii 2
Yeni Camii 3
Yeni Camii 4
Yeni Camii 5
Rüstem Paşa, Yeni Camii Cd. No:3, 34116 Fatih/İstanbul
Haritada Aç

Yorumlar

Google Yorumları

A
Abdurrahim Vural
5 ay önce

1597 yılında temeli atılan , Osmanlı sultanları tarafından yaptırılan büyük camilerin son örneğidir. İnşaata çeşitli nedenlerle ara verildiğinden tam 66 yılda en uzun sürede tamamlanmış, yapımında üç ayrı mimar çalışmıştır. İlk yapılanmaya Mimar Sinan’ın talebesi Davut Ağa ile başlanmış, yapılanmaya ise Dalgıç Ahmet Ağa’yla devam edilmiş ve tamamlamak yarım yüzyıl sonra Mustafa Ağa’ya nasip olmuştur. Sultan III. Murat’ın eşi ve III. Mehmet’in annesi olan Venedik asıllı Safiye Sultan, kendi adına caminin bulunduğu yerde daha önceleri Sirkeci’ye doğru uzanan Yahudi Mahallesi vardı ve burada camii yaptırmak isteyince binaların değeri iki misli olarak ödenerek istimlâk edildi. İstanbul’un deniz kıyısında yapılan ilk cami olacaktı. Neresi kazılsa sürekli su çıkıyor, tulumbalar ve değirmenlerle suyun boşaltılmasına çalışılıyordu. Yarı bataklık ve yumuşak bir zeminde inşa edilen caminin temelleri, uçlarına demir başlıklar geçirilmiş sert tahta kazıkların üzerine oturtulmuş, zemini deniz seviyesinden biraz daha yukarıda (yaklaşık 3 metre) tutulmuş ve inşaatta kullanılan taşlar Rodos’tan getirilmişti. Yapı birinci kat pencerelerinin hizasına, minare ise birinci şerefeye kadar çıkmıştı ki Mimar Davut Ağa, bir veba salgını sırasında öldü. Bunun üzerine Dalkılıç Ahmet Çavuş, inşaatı devam ettirdi. Ancak 1603 yılında III. Mehmet’in ölümüyle, Valide Safiye Sultan, geleneklere uyularak eski saraya gönderilince inşaat yarım kaldı ve yaklaşık 57 yıl kaderine terk edilmiş halde bırakıldı. Bu süre içinde zamanın tahribatına uğradı ve bir yangın sonucu da büyük hasar gördü. Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazamlığı sırasında tahtta bulunan IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan, bir yangın sonrasında şehri gezerken, caminin bitirilmemiş ve harabeye dönmüş halini görünce camiyi tamamlatmaya karar verdi. Dönemin mimarbaşısı Mustafa Ağa, Davut Ağa’nın planlarına uygun olarak inşaata başladı ve cami 3 yıl içinde tamamlandı. 1663 yılında törenle ibadete açıldı. Kare planlı Caminin üç şerefeli iki minaresi ve yirmi iki küçük kubbesi olan avlu çerçevesinin üç farklı yönde, kubbeli üç girişi vardır. Avlunun ortasında, kubbeli ve mermerden bir şadırvan bulunur. Dış avlu duvarı 19 yy.ın ikinci yarısında artan Eminönü trafiğini rahatlatmak için yıktırıldı. Külliyenin darülkurrasıyla ve Sübyan Mektebi de sonraki dönemlerde yıktırıldı. Cami ile birlikte bir çarşı (Mısır Çarşısı), iki çeşmeli sebilhane, bir dar-ül kurra ve bir okul yapıldı. Asıl özelliğini, camiye bitişik bir kemer üzerine yapılan ve 17. yüzyıl Türk ve mimarlığının en güzel örneklerinden biri olan Hünkâr Kasrı (Valide Kasrı) oluşturur. Külliye’nin en güzel manzarasına sahip, Valide Turhan Sultan için yaptırılan, Hünkâr Kasrı’na Yeni Cami’nin kıble duvarının arkasındaki yokuştan çıkılır. Osmanlı klasik mimarisinin tüm güzelliğini yakalayan yapı; iki büyük oda, bir eyvan ve bir helâdan müteşekkildir. Yapıldığı yıllarda Valide Sultan, daha sonra da padişah ve sultanlar namazdan ve dini törenlerden önce buraya gelir ve bir süre dinlenirlerdi. Kasrın giriş kapısındaki ağaç işçiliği, içerideki çinili ocaklar, duvarları kaplayan çini panolar, renkli cam pencereler harikadır. Çiniler İznik’te yapılmıştır. Bir kısmı sadece bu kasrı süslemek için özel olarak yapıldığından, desenlerine başka hiç bir yerde rastlanmaz. Panolar karanfil, gül, şakayık, çeşitli dallar ve yapraklarla süslenmiştir. Çiniler de Türk çini sanatının en son ve en güzel örnekleridir. Caminin ana kubbesi 4 fil ayağına oturtulmuş, 36 metre yükseklikte ve 17,5 metre çapındaki 24 pencereli ana kubbe beyaz zemin üzerine oturtulmuştur. 1912-1913 yıllarında caminin tamir edildiği bilinmektedir. Son yıllarda tekrar tamir gören camide kalem işleri yenilenmiştir. Yapı malzemesi kesme küfeki taşı, mermer ve tuğladır. Üçer şerefeli iki minaresi bulunmaktadır. Caminin güneybatı cephesinde avlu duvarında üç adet güneş saati yer almaktadır. Cami avlu duvarı üzerinde basit yuvalardan oluşan kuşevleri görülmektedir. Kubbenin piramidi andırır şekilde yükselmesi kendine has bir özelliktir.

C
Cem Ergul
2 ay önce

İstanbul’un Eminönü semtinde yer alan Osmanlı döneminin önemli eserlerinden biridir. Caminin inşaatı ilk olarak 1597 yılında, Osmanlı padişahı III. Mehmed’in annesi Safiye Sultan tarafından başlatılmış, ancak ekonomik sıkıntılar ve siyasi karışıklıklar nedeniyle cami inşaatı uzun süre yarım kalmış ve yaklaşık yarım yüzyıl boyunca cami tamamlanamadan beklemiştir. Daha sonra inşaatı Hatice Turhan Valide Sultan (IV. Mehmed’in annesi) üstlenmiş ve Yeni Cami adıyla 1665 yılında ibadete açılmıştır. Cami, aslında bir külliyenin parçasıdır; içinde çarşı (Mısır Çarşısı), türbe ( caminin banisi Hatice Turhan Valide Sultan türbesinde 5 padişahımızın mezarı bulunmaktadır) ve çeşitli sosyal yapılar bulunmaktadır. Caminin içi, Osmanlı’nın ünlü İznik çinileri ile süslenmiştir. Bu çinilerde genellikle: Lale, karanfil ve gül motifleri kullanılmıştır. Cami içinde çok sayıda pencere bulunmakta, bu sayede iç mekân oldukça aydınlık ve ferah görünmektedir. Yaptıran, yapan ve bu döneme kadar ulaşmasına vesile olanlardan Allah razı olsun. Huzur ve maneviyatı çok yüksek bir cami, beni çok etkiledi. Kesinlikle görmenizi tavsiye ederim.

O
OrSeHaN
2 ay önce

İstanbul, Fatih, Eminönü nde bulunan abide yapı Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii Kaynaklara göre 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1663'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan caminin Mimarları ise Davud Ağa (başlangıç), Mimar Dalgıç Ahmed Ağa ve Mimarbaşı Meremetçi Mustafa Ağa (tamamlanış) dır. Cami, klasik Osmanlı mimarisinin revaklı avlulu ve merkezi planlı bir yapısıdır. Ana kubbesi, dört yarım kubbe ve eksedralarla genişletilmiştir. Mihrap yönünde ve yanlarda çeşitli kapılar ile giriş sağlanmakta, yapı altı sıra pencere düzeni ile aydınlatılmaktadır. Hünkâr kasrı ve mahfili, Caminin güneydoğusundaki hünkâr kasrı üç katlı olarak inşa edilmiştir. Kasrın içerisinde sır altı çiniler, sedef kakmalı ahşap kapı kanatları ve zengin kalem işi süslemeler yer almaktadır. Hünkâr mahfili caminin mihrap duvarının sol tarafındadır. Camiinin çarşısı (arasta), 18. yüzyıldan itibaren Mısır Çarşısı olarak anılmıştır. L şeklinde, tonoz örtülü iki sokaktan oluşan çarşıda toplam seksen sekiz dükkân bulunmaktadır. Caminin güneyinde yer alan türbesi, sekizgen kasnaklı kubbesi ve üç birimli revakı ile dikkat çekicidir. Türbede Hatice Turhan Sultan, IV. Mehmed, II. Mustafa, III. Ahmed, I. Mahmud ve hanedan ailesinden toplam kırk dört kişinin kabri bulunmaktadır. Cami içinde duvarlarda ve son cemaat yerinde çinilerle süslenmiş olup, çinilerde mavi, fîrûze ve yeşil renkler hâkimdir. Cami içinde, kalem işlerinde klasik desenler ve stilize çiçek motifleri yer almaktadır. Caminin üçer şerefeli iki minaresi, onaltıgen gövdeli olarak yükselmektedir. Mukarnaslı (sarkıt) şerefeler ve taş ajurlu korkuluklarla süslüdür. Rabbim yaptırandan emeği geçenlerden razı olsun 🤲

A
Abdulkerim Çolak
3 ay önce

Eminönü'nün o meşhur kalabalığının ortasında tüm ihtişamıyla yükselen Yeni Cami'ye gidecekseniz size en büyük tavsiyem; önce külliyenin hemen başındaki Hatice Turhan Sultan Türbesi'ni ziyaret etmeniz, ardından camiye geçmenizdir. ​Adının 'Yeni' olduğuna bakmayın, aslında burası İstanbul'un en ilginç ve en uzun süren inşaat hikayelerinden birine sahip. 1597 yılında Safiye Sultan tarafından temelleri atılmış olsa da, araya giren siyasi krizler yüzünden inşaat durmuş ve yapı yıllarca yarım kalmış bir harabe olarak beklemiş. Tam 68 yıl süren bu bekleyişin ardından camiyi tamamlatmak ve ibadete açmak, işte o önce ziyaret etmenizi önerdiğim Hatice Turhan Sultan'a nasip olmuş. ​İçeri adım attığınızda o yarım asrı aşan zorlu sürecin sonunda ortaya çıkan muazzam İznik çinilerini ve o görkemli mimariyi görüyorsunuz. Dışarıdaki kargaşadan sıyrılıp böylesine derin bir tarihi ve manevi atmosferin içinde huzur bulmak harika bir his. Kesinlikle bu uzun tarihi hikayesini bilerek ve türbe ziyaretiyle birleştirerek gezilmesi gereken muazzam bir eser.

H
Halil Özel
bir ay önce

Cok guzel bir cami. Direkt meydanda hem tramwaya hem de Galata koprusune yakin ziyaret edip 2 rekat namaz kilarak sahit tutabilirsiniz.

RotaAl Yorumları

Yorum yazmak için giriş yap.

Henüz RotaAl yorumu yok. İlk sen yaz!

İçerik AI ile hazırlanıyor — birkaç dakika sonra sayfayı yenileyin.