Bu yer için zengin içerik hazırlanıyor. Birkaç dakika içinde detaylı açıklama, ipuçları ve daha fazlası burada olacak.
Yorumlar
Google Yorumları
Kaş Tarihi Likya dilinde Habesos veya Habesa adıyla anılan Antiphellos, Likya Bölgesi'nin eski yerleşim yerlerinden biridir. Kentin adı, “kayalıklı yerin karşısındaki yer”, “Phellos’un (taşlık ülkenin) karşısındaki yer” anlamına gelmektedir. Likya Birliği’ne üye kentlerden biri olup, kuzeyindeki Phellos kentinin limanı olduğu ve MÖ 6. yüzyıldan beri yaşamını sürdürdüğü bilinmektedir. Helenistik dönemde ticari girişimlerin önem kazanmasıyla Antiphellos, ana şehir olan Phellos’un gerilemesine karşılık daha çabuk gelişmiş; Roma İmparatorluğu döneminde de önemli bir liman kenti olmaya devam etmiştir. Antiphellos MÖ 2. yüzyıl ortasından itibaren, Likya Birliği’nde tek oy ile kısıtlanmış olsa bile ticari bir kent olarak hem kendi bastırdığı hem de birlik adına çıkardığı sikkeleriyle tanınmaktadır. Kaş ilçesi içerisindeki antik kente ait kalıntılar, ilçenin çevresinde ve doğu-batı doğrultusunda uzanan yarımada boyunca devam eder. Dikdörtgen taş işçiliği gösteren Helenistik sur kalıntıları, yarımadanın başladığı kesimde ve Meis Adası'na bakan yüzde görülür. Bugünkü Kaş’ı kuzeydoğudan sınırlayan tepenin üzerinde de çok sayıda Gotik tarzlı veya Likya yazıtlı kaya mezarı yer alır. Bunların içinde en ilginç olanı, üstünde bir Likya yazıtı bulunan ve ikinci katı Gotik kemer biçiminde yapılmış olan mezardır. Yüzyıllar sonra Claudia Recepta adlı bir kadın için tekrar kullanıldığında mezara Latince bir kitabe eklenmiştir. Bunlardan başka limanın çevresinde su içinde ve kıyıya yakın daha geç devirlerde yapılmış Likya tipi lahitler şehrin günümüze kalabilmiş diğer anıtlarıdır. Türklerin bölgeye yerleşmesi ile adı Andifli olmuş, Cumhuriyet döneminde Kaş adı, Kasabanın kıyı çizgisinin, arka plandaki falezlerin veya koyun şeklinin “kaş” (yüzdeki kaş ya da “kavis”) benzetmesiyle adlandırıldığı anlatılır. 1831 yılında nüfus defterlerine göre Kaş Kazası’nda 2 mahalle, 39 köy ve 7 Yörük cemaati vardı. Nüfus da 1831’de yaklaşık 7.620 kişi görünüyor. 1800'lü yılların sonuna doğru Meis'te yaşayan bazı Rum ailelerin kurdukları evler ile bir yerleşim merkezi haline gelmiş. 80'li yıllara kadar küçük bir balıkçı kasabası görünümündeymiş. Önce yabancı sonra yerli turistin keşfetmesi ile birlikte alternatif bir tatil kasabası olmuş. Alternatif kalmasının en büyük sebebi araba yoluyla gelmenin çok zor olmasıymış.
Otelin en etkileyici yanı kesinlikle manzarasıydı. Balkondan deniz ve gün batımı manzarası izlemek harikaydı. Sabahları bu manzaraya uyanmak huzur vericiydi. Oda temiz, personel ilgiliydi. Kahvaltı yeterli düzeydeydi ve manzaralı terasta sunulması ayrı bir keyif kattı. Sessiz, sakin bir ortam arayanlar için çok uygun. Dinlenmek ve şehirden uzaklaşmak isteyenler için birebir. Tavsiye ederim.
Güzel bir deniz manzarası olan bir yer. Gün batımını ve masmavi denizi izlemek için güzel. Oturma alanları ve yürüyüş parkuru olan bir yer. Semaver ile çay kahve getirip keyif yapılabilecek bir yer
Panorama resimleri çekmek icin en ideal durak.
Tertemiz banyo tuvalet harika bir manzara ve güler yüz ile karşılama bayıldık. Gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.
İçerik AI ile hazırlanıyor — birkaç dakika sonra sayfayı yenileyin.